Yarım asrı geçen süredir demire şekil veriyor

02.05.2020

Ahmet Erkan Yiğitsözlü – 72 yaşındaki demirci ustası İsmail Okaçar, yaklaşık 60 yıldır geleneksel yöntemlerle, demire bilek gücüyle şekil veriyor. Dededen toruna üç kuşaktır demircilik mesleğiyle uğraştıklarını anlatan Okaçar, bir günde 10 adet satır yapabiliyor. Okaçar, önce demiri kızgın ateşte kızdırıyor ardından ise bilek gücüyle demire örs üzerinde büküp şekil vermeye başlıyor maharetli elleriyle. İlerlemiş yaşına rağmen babasından miras kalan atölyede emekli olmasına rağmen halen çalışan Okaçar, Osmaniye küçük sanayi sitesinde babasından kalan küçük bir atölyede demire şekil vermeye devam ediyor.

“Boş gezmektense beleş çalış daha iyi”

Kendisine “Hâlâ mı çalışıyorsun İsmail Usta. Git evinde dinlen, torun sev” diyenlere Okaçar, “Boş gezmektense beleş çalış” sözleriyle esprili bir karşılık veriyor. Yaşına rağmen hâlâ hizmet verme ve üretmenin kendisi için gurur verici olduğunun altını çizen demirci ustası Okaçar için işi, artık bir hobi. Okaçar, bunu “Allah’a bin şükür olsun. Bu işi para kazanma amacıyla yapmıyorum. Benim için bu işler artık bir hobi” sözleriyle ifade ediyor.



Çırak bulamıyoruz, geleneksel demircilik yok olmaya mahkûm

Eskiden iş yetiştirmekte zorlandıklarını ve kazancıyla 5 çocuk büyütüp evlendirdiğini belirten Okaçar, kendisinden sonra bu mesleği yapacak kimsenin kalmadığını bildirip “Kendimize çırak olacak kimseyi bulamıyoruz” diyor. Oldukça ağır bir iş olan geleneksel demircilik mesleğini yaşatıp geçimini böyle sağlayan Okaçar, zanaatını devam ettirecek ve kendisine yardımcı olacak çırak bulamamaktan şikâyetçi. “Demircilik mesleği teknolojik gelişmeler karşısında yok olmaya mahkûm” diyen Okaçar,“Mesleğe ilk başladığım dönemlerimde babamla birlikte tarım aletleri üretiyorduk. Teknolojinin gelişmesi ve makineleşmenin artmasıyla zaman içerisinde tarım aletleri üretemez olduk. Şimdi ise tek başıma, kazma, çapa gibi basit el aletleri ile et ve odun satırı üretiyorum” diye konuşuyor.

3 kuşaktır demircilikle uğraşıyorlar

Mesleğinin kendisine dedesinden kaldığını kaydeden Okaçar, şunları söylüyor: “Dedem babama öğretmiş. Ben de 12 yaşından bu yana babamla birlikte çalıştım, onun yanında yetiştim. Yani üç kuşak Peygamber mesleği olan demircilik mesleğini yaptık geleneksel yöntemlerle. Ama işlerimiz eskiye göre çok azaldı. Artık neredeyse sadece Kurban Bayramı öncesinde satır talebi oluyor. O zaman bir yoğunluk oluyor.”

“Karnını doyuracaksan yap sat para kazanacaksan al sat”

Kendisi gibi demirci olan dedesinin bir öğüdüne dikkat çeken Okaçar , “Rahmetli dedem ben çocukken ‘Bir işte para kazanacaksan al sat. Karnını doyuracaksan yap sat’ derdi dedem. Biz toptancıya 20 liraya veriyoruz. Onlar da 30 liraya müşterisine satıyor” diye anlatıyor mevcut durumu. Günde en fazla on kadar satır üretebildiğini bildiren Okaçar, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Her bir satırı toptancıya 20 liraya satıyorum. Emekli olmasam ve atölyeye kira vermek zorunda kalsam bu gelirle bir ailenin geçinmesi neredeyse imkânsız. Bu dükkândan kazandığım parayla beş çocuk büyüttüm, hepsini evlendirdim. Şimdi bir evde eşimle baş başa kaldık. Demircilikten kazandığım ve emekli maaşım bize rahat rahat yetiyor. Benden sonra bu zanaatı devem ettirecek kimse yok. Artık her şey fabrikalarda daha hızlı ve daha ucuz üretiliyor.”



Her şey demirden

Demircilik zanaatının dünyanın en eski mesleklerinden biri olduğunu anımsatan Okaçar, sözlerini şöyle bitiriyor: “Bizim zanaatımızın piri Davut Peygamberdir, demircilik mesleğinin öncüsü O’dur. İnsanlık ilk çağlardan bugüne kadar hep demire muhtaç olmuştur. Onca teknolojik gelişmeye rağmen günümüzde demir hâlâ çok önemlidir. Havada uçan, denizde yüzen, karada yürüyen her ne varsa demirden yapılmıştı. Bundan sonrada insanlık demire ihtiyaç duymaya devam edecektir. Geleneksel yöntemlerle yapılan bu zanaat zorluğu ve kazancının yetersizliği nedeniyle zaman içerisinde kaybolup gidecektir.”

Haberin PDF'ini indirmek için tıklayınız.
Haberin linki için tıklayınız.