Mülteci çocuklar 20 Kasım’a haklarından mahrum giriyor

20.11.2019

ONUR PAZARLI / İZMİR – Birleşmiş Milletler (BM) tarafından dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla 20 Kasım “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kabul edildi. Özellikle savaş ve yoksulluğun hüküm sürdüğü ülkelerde yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek için 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’’ imzalandı. Bildirge esas olarak yoksulluk, çocuk işçiliği, eğitim gibi dünya çocuklarının refahını ilgilendiren konulara odaklanmakta. Toplam 193 ülkenin onay verdiği sözleşme en fazla sayıda ülke tarafından imzalanan ve en kısa zamanda yürürlüğe giren uluslararası belge olma özelliğine sahip. Cinsiyet, din, dil, ırk ve sosyal statüye bakılmaksızın çocukların güvenli ve sağlıklı koşullarda barınması ilkeleri üzerine kurulan sözleşme, uluslararası platformda mutabakata varılmış, değiştirilmesi mümkün olmayan standartları ve yükümlülükleri içermekte. Onaylayan devletlerin kendi iç hukuklarında gerçekleştirecekleri düzenleme ve değişimleri kontrol etmek ve her beş yılda bir bu değişiklikleri yayımlamak için BM tarafından bir Çocuk Hakları Komitesi de oluşturuldu. Sözleşme, yerinden edilmiş, göç etmek zorunda kalmış mülteci çocukları da kapsıyor. Bu sözleşmenin temel ilkelerinden biri ayrımcılık yapmama ilkesidir ve cinsiyetleri, dinleri, etnik kökenleri, yetenekleri, kültürleri ne olursa olsun tüm çocukların bu haklara sahip olmasını garanti altına almayı amaçlar. Sözleşmeye göre, çocukları etkileyebilecek her karar çocuğun üstün yararına öncelik tanımalıdır ve çocuklarla ilgili alınacak kararlarda çocuğun katılımı da sağlanmalıdır. Çocuklara gelişmeleri ve potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri amacıyla her türlü fırsatın sağlanması konusunda da yetişkinlerin ve devletlerin sorumlulukları Sözleşmede açıkça belirtilmiştir.

Ancak, Çocuk Hakları Sözleşmesi neredeyse tüm ülkeler tarafından imzalanmış olmasına rağmen, halen çocukların bu hakları anlaması ve bu haklara erişmesinin önünde pek çok engel bulunuyor. Çocukların durumlarına ilişkin pek çok istatistik ise dünyada çocukların haklarına erişebilmeleri konusunda durumun ne olduğunu açıkça gösteriyor. Bugün, dünyada her gün yaklaşık yüzlerce çocuk temiz su kaynaklarına erişememe, yetersiz sağlık hizmeti ve hijyen kaynaklı önlenebilir hastalıklardan dolayı ölüyor. Çocukların eğitim, sağlık, ekonomik sömürüden korunma hakları ihlal ediliyor. Çocuklar uygun standartlarda yaşayamıyor ve oyun oynama haklarından mahrum kalıyorlar. 
Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de çocukların hakları çiğneniyor ve çocuklar olması gereken yaşam standartlarının altında yaşıyorlar. Mülteci çocuklar sözleşmenin kendine verdiği temel haklardan faydalanamıyor. Geçici Koruma Yönetmeliği ile verilen haklar, yönetmeliğin adı gibi geçici, sadece kağıt üzerinde ve uygulamada çok az yer edinebilmiş durumda. Türkiye’deki yaklaşık 3 milyon 680 bin Suriyeli mültecinin 1 milyon 725 bini 0-18 yaş aralığında. Suriyeli mülteci çocukların dışında da farklı ülkelerden çok sayıda mülteci çocuk bulunuyor.

 .   .  


‘Yüzde 40’nın okul kaydı bile yok’

Kentlerin yoksul semtlerinde yaşayan mülteci çocuklar, harabe binalarda kalıyor, eğitim ve sağlık haklarına ulaşmakta zorluk çekiyor, ya çocuk yaşta çalışmak ya da evlenmek zorunda kalıyor. UNICEF’in raporuna göre Örgün eğitim programlarına kayıtlı Suriyeli mülteci çocuk sayısı 645.140 (317.761 kız çocuğu ve 327.379 erkek çocuğu). Bu sayı, okul çağındaki mülteci nüfusunun yüzde 62’sine karşılık geliyor. 400 binin üzerinde mülteci çocuk hala okulsuz. Okula gitmeyen çocukların büyük bir kısmı mevsimlik tarım, geri dönüşüm, mobilya, tekstil ve ayakkabı iş kollarında çalışıyor.

Konak Mülteci Meclisi: Barınma, sağlık eğitim haklarından mahrumlar

Mültecilerin yoğun olarak yaşadığı İzmir’in Konak İlçesindeki Basmane semtinde mülteci çocuklarla ilgili çalışma yapan Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi Yöneticisi Ezgi Baltalı 24 Saat Gazetesi’ne Dünya Çocuk Hakları Günü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Mülteci çocukların neredeyse tek bir haklarına erişiminin bile olmadığını dile getiren Baltalı “Mülteci çocuklar; hijyenik bir ortamda barınma, temel ihtiyaçlarının karşılanması, temel sağlık hizmetlerinden faydalanma, eğitim hakkı gibi pek çok haklarından mahrum kalıyorlar. Ayrıca, Türkiyeli yaşıtlarının yaşadığı hak ihlallerine ek olarak ayrımcılığın her türlüsüne maruz kalıyorlar. Mülteci çocukların %40’ı hala okula gidemiyor ve okula gidemeyen pek çok mülteci çocuk sağlıksız koşullardaki atölyelerde ve ağır işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Çalıştıkları yerlerde ise ekonomik istismar başta olmak üzere, psikolojik, fiziksel ve cinsel istismarın her türlüsüne uğruyorlar” dedi.


Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi Yöneticisi Ezgi Baltalı

‘Çocukların haklarına erişebilmesi için çalışıyoruz’

Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi’nin yaptıkları çalışmalarla mülteci çocukların haklarına erişebilmeyi amaçladığını ifade eden Baltalı şunları söyledi: “Bu ülkede mülteci çocukların da yaşadığını ve onların da çocukların tamamına sağlanması gereken haklara erişemediklerini görünür kılmak önemli. Mülteci çocuklar, kamu ve yerel yönetimlerin sağladığı sosyal yardımlardan dahi yararlanamıyor. Bu anlamda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 1-5 yaş arası çocuklara ulaştırdığı süt desteğinin mülteci çocuklara da ulaştırılmasının sağlanması ise Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi’nin kazanımlarının bir simgesidir. Mülteci Meclisi olarak çalışmalarımızı yerel ve mülteci ayrımı yapmadan Konak bölgesindeki tüm çocuklara ulaştırmayı temel ilkemiz olarak görüyoruz. Ve yaptığımız her çalışmada bölgede yaşayan yerel çocukların da katılımını sağlıyoruz.”

‘Yerel Yönetimlere de görevler düşüyor’

Çocuklarla yaptıkları çalışmalarla kültürler arasında bir köprü kurmayı, çocukların birbirlerini ve birbirlerinin kültürlerini tanımalarına sağladığını belirten Baltalı “Yürüttüğümüz çalışmalar ile bulunduğumuz bölgede ayrımcılığı da azaltmayı hedefliyoruz. Kentte çocuklara yönelik her türlü etkinliğe mümkün olduğunca bölgemizdeki mülteci ve yerel çocukların birlikte katılımını sağlamaya çalışıyoruz. Bileşenimiz olan pek çok sivil toplum kuruluşu ve gönüllülerimiz aracılığıyla bugüne dek sürdürdüğümüz çalışmalardan bir tanesi de gönüllü velilik adını verdiğimiz uygulama. Geçen yıl pilot bir uygulama olarak başlattığımız gönüllü velilik uygulamasını bu yıl biraz daha yaygınlaştırıyoruz. Gönüllü velilerimiz Basmane bölgesinde yaşayan yerel ve mülteci bir grup çocuğun evlerine giderek derslerine yardımcı oluyorlar ve çocuklar ile birlikte zaman zaman sosyal ve kültürel etkinliklere de katılıyorlar” dedi. Baltalı, çocukların haklara erişimi ile ilgili yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğünü dile getirdi ve çocuklara verilen hizmetlerde Türkiyeli-mülteci ayrımı yapılmaması gerektiğini vurguladı.


 

Haberin PDF'ini indirmek için tıklayınız.

Haberin linki için tıklayınız.