Koronavirüs’ün Ekonomik Yansımaları

11.04.2020

Küresel ve yerli ekonomide Koronavirüs’ün etkilerini değerlendiren uzmanlar, salgın bittiğinde dünyanın bol likidite ile baş başa kalacağı, gelişmekte olan ülke ekonomilerinin sarsıntıyı fazlasıyla hissedeceğine dikkat çekti. Uzmanlar, salgından en büyük darbeyi turizm, ulaştırma, fuarcılık, gıda, spor ve eğlence sektörlerinin alacağını belirtirken Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’na göre, Koronavirüs endişesi doğrudan yatırımları yüzde 15 düşürecek

Dilan Karacan –  Tarihi günlerini yaşayan insan ırkı, geçmişte izine birkaç defa rastlanan salgın hastalık buhranının pençesine düştü. Bu, modern çağın ve dünyadaki kurulu düzenin alt üst olması rağmen “doğa”nın “insan”dan güçlü olduğunun da bir göstergesi. Salgınla birlikte sanayi, teknoloji, turizm gibi ekonomik çarkı döndüren birçok olgu, beklemeye hatta gerilemeye geçmek zorunda kaldı. Her şeyin insan için olduğu bir dünyada insan sağlığı ve yaşamı risk altında olunca hiçbir şeyin istikrarından söz edilemez oluyor.

Peki, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi olarak ilan edilen bu küresel salgın, dünyayı nasıl etkiliyor? Ekonomik düzende dünya ve Türkiye’de ne gibi değişmeler yaşanıyor? Koronavirüs’ten en çok etkilenen sektör hangisi? Neler yapılması gerekli?
Koronavirüs’ün küresel ve yerli ekonomideki etkilerini, bu soruların izinde sizler için araştırdık. Sermaye Piyasaları ve Finans Uzmanı Seda Yalçınkaya ve Platin Dergisi Borsa/Finans Editörü Mustafa Gündoğdu’nun, konu hakkındaki görüşlerini aldık.


Sermaye Piyasaları ve Finans Uzmanı Seda Yalçınkaya

Şirketlerin nakit akışıyla ilgili sıkıntı büyüyebilir

Yerli ve küresel ekonomiye Koronavirüs tehdidinin henüz ilk etkilerinden söz edileceğini belirten Sermaye Piyasaları ve Finans Uzmanı Seda Yalçınkaya, salgının etkinlik süresinin ekonomilerin kaderi için belirleyici olacağını düşünüyor. Yalçınkaya, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “İtiraf etmek gerekirse 2020 yılı hiçte iyi başlamadı. Ve yılın sonunu nasıl bir tabloyla kapatacağımızı tahmin etmek her geçen gün daha da güçleşiyor. Çin’de başlayan ve dünyada yankılanmaya devam eden Koronavirüs, her yönde zarar vermeyi sürdürüyor. Son bilançoda dünya genelinde neredeyse bir milyona yakın vaka ve 47 bini aşkın kişi hayatını kaybetmiş durumda. Çin’de ise vaka ve hayatını kaybeden kişi sayısı durdu. Bu arada salgının merkez üssü Avrupa oldu. Biz de ise son tabloda vaka sayısı 13 bini geçerken hayatını kaybedenler de 200’ü çoktan geçti. Dünya sarsılıyor. Bu sarsıntıyı en aza indirmek için Merkez Bankaları ve hükümetler parasal teşvik ve para politikası adımlarını hızla atıyor. Küresel piyasalarda oyun kurucu konumunda olan Amerika Merkez Bankası Mart ayında 150 baz puan faiz indirdi ve açık uçlu tahvil alımı yapacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, bazı teşvik programı açıkladı. Aynı adımları Avrupa Merkez Bankası ve gelişmiş, gelişmekte olan Merkez Bankalarında da görüyoruz.
Kısacası dünyada parasal genişleme, ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Salgın bittiğinde dünya bol likidite ile baş başa kalacak. Yurtdışıdan bolca bahsettik. Çünkü Başta Amerika ve Avrupa’da taşlar hızlıca devrilirse biz gibi gelişmekte olan ülke ekonomileri, sarsıntıyı çok daha büyük hissedecektir. Buraya güçlü bir parantez açayım; global finans otoriteleri ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 24 ila yüzde 50 daralması yönünde görüş belirtiyor. Türkiye’de geçen hafta açıklanan teşvik paketi, şimdilik kontrollü bir şekilde piyasaya ulaştırıldı. Buna karşın dibi gördük konusunu konuşma için henüz çok erken. Dolayısıyla yeni bir teşvik paketi gelebilir. Bu ortamda hemen hemen tüm şirketlerden üretime ara verdiklerini açıklarken hiç kuşkusuz ki en olumsuz etkilenen sektör havayolları oldu. Şirketlerin nakit akışları ile ilgili sıkıntılar büyüyebilir ve bu da ciroya olumsuz yansıyabilir. Burada en kilit nokta, Türkiye’de virüse yönelik sürecin ne kadar devam edeceği. Bu soruya yanıt bulmak oldukça güç ancak şirket finansal durumlarını anlamak adına birinci çeyreğe ilişkin bilançolar ve şirketlerin 2020 yılı yılsonu için yapacağı beklenti revizyonları, oldukça belirleyici olacak.”

Kişisel bilinç ne hızla gelişirse o hızlı kurtulabiliriz

Salgının en çok etki ettiği sektörlere değinen Platin Dergisi Borsa/Finans Editörü Mustafa Gündoğdu ise, alınacak ekonomik tedbir ve desteklerin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “Koronavirüs’ün Türkiye’de ilk görüldüğü 11 Mart’ı bir kırılım noktası saysak da, aslında hem global hem de ulusal ekonominin darbe alacağı gerçeği, virüsün Çin’den Avrupa ve diğer kıtalara hızla yayılması sonrasında darbe yiyeceği az çok tahmin edilen bir şeydi. Böylesi bir ortamda da en büyük darbeyi yiyen sektörlerin başında hiç şüphesiz ki turizm ve havayolu başta olmak üzere ulaştırma sektörleri geliyor. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın da geçtiğimiz hafta belirttiği üzere, hem dünya hem de Türkiye, 2020 yılını turizm açısından kayıp bir yıl olarak görmeye hazırlanıyor. Yine havayolu şirketleri de yurtdışı uçuşlarının çok büyük bir bölümünü iptal etmeye başladı ve uçuşların yasak olduğu ülke sayısı da gün geçtikçe artıyor.
Bunun yanında fuarcılık, her türlü eğlence ve yeme-içme sektörü, spor etkinlikleri gibi sektörler de Koronovirüsten negatif anlamda etkilenen sektörlerin başında geliyor. Tabii ki bu kara senaryoların ardından devletler de art arda ‘koruma paketlerini’ açıklayıp, ekonomik önlemlerini yürürlüğe almaya başladı. Avrupa’da Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya gibi devletlerin açıkladığı planların ardından, Türkiye’de şu an için 100 milyar TL’lik bir önlem paketi açıkladı. Burada hem çalışana, hem işverene, hem de emekliye destek maddeleri açıklandı. Aslında Hükümet’in açıkladığı bu önlem paketini kendi açımdan bir ‘1’inci faz’ olarak görüyorum. Çünkü ne yazık ki bu salgının henüz başlarında bulunuyoruz. Umudumuz kişisel hijyen ve sosyal izolasyonun eksiksizce uygulanıp bu virüsü alt etmek yönünde. Salgını ne kadar çabuk atlatabilirsek, ekonomik açıdan da o denli az yaralarla bu dönemi arkamızda bırakabiliriz. Tabii ki bu bir kültür meselesi. İnsanımız bu hastalığa karşı olan kişisel bilincini ne kadar hızlı geliştirebilirse, Koronovirüs’ten o denli hızlı kurtulabileceğimizi düşünüyorum. Yapılabilecek en önemli şey, Sağlık Bakanlığı’nın tedbirlerine harfiyen uymak ve paniğe kapılmamak olacak.”


Platin Dergisi Borsa/Finans Editörü Mustafa Gündoğdu

Dünyadaki durum

Japonya’dan Hong Kong’a, Kamboçya’dan Vietnam’a Asya’daki pek çok ülke Çin’de patlak veren COVİD-19 Koronavirüsü salgını nedeniyle turistler tarafından terkedilmiş durumda. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin verileriyle 2018 yılında dünya ekonomisine 8.8 trilyon dolar katkısı olan turizm sektörü zor günlerin eşiğinde. Havacılık sektörü de öyle. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne (İATA) göre havayollarının gelirinde bu yıl 29 milyar dolarlık bir düşüş bekleniyor. 2008-2009 küresel finansal krizden bu yana ilk kez küresel hava trafiğinin bu yıl yüzde 4.7 oranında düşeceği hesaplanmış.

Ekonomistlere göre Çin’in ilk çeyrekte büyüme yüzde 6 oranından yüzde 4.5 oranına gerileyecek. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Başkanları toplantısında katılan İMF Başkanı Kristalina Georgieva’ya göre, Çin ekonomisi bu yılın ikinci çeyreğinde normale dönecek. Çin Hükümeti’nin faiz oranlarının indirilmesi, bankalara kredi musluklarını açma talimatı vermesine rağmen milyonlarca Çinli KOBİ’nin nakit sıkıntısı çektiği ve iflasın eşiğinde olduğu yönünde haberler geliyor.

5 milyon şirket risk altında

Çin’de çoğu fabrikanın kepenkleri indirmiş olması Apple gibi teknoloji şirketlerinden Nissan gibi otomotiv şirketlerine kadar geniş bir yelpazede pek çok sektörü etkiledi. Apple’in Çin’deki partneri Foxconn üretimde zorlanıyor. Nissan, Hyundai’nin Çin dışındaki fabrikaları, parça tedarik edemedikleri için kepenkleri indirdi. Küresel Veri Analitiği ve Danışmanlık Şirketi Dun&Bradstreet’in virüsün dünya ekonomisini etkisini değerlendiren ve önceki gün açıklanan raporu göre, Fortune 1000 Listesi’nde yer alan 938 uluslararası dev şirketinin de olduğu 5 milyon şirket risk altında. Zira bunların birinci ve ikinci derecedeki tedarikçileri virüsün etkilediği ve üretim hatlarının durduğu bölgede. 355 milyon şirketten oluşan veri tabanı kullanılarak hazırlanan rapora göre, virüs toplam 2 trilyon dolar geliri olan Hong Kong, ABD, İspanya, Almanya ve İngiltere menşeli 17 bin şirketi doğrudan ilgilendiriyor. Zira bunların merkezleri virüsün etkisinin en fazla olduğu bölgede. Öte yandan Çin dünyanın bir numaralı petrol ithalatçısı. Koronavirüsünün bu ülkede imalat ve turizm sektörlerine darbesi Çin’in petrol alımını da etkileyeceği için Uluslararası Enerji Ajansı uzun yıllardan beri ilk kez petrol talebinde düşüş bekliyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından hazırlanan “Koronavirüsün Küresel Uluslararası Doğrudan Yatırımlara Etkisi” raporuna göre, koronavirüs endişesi doğrudan yatırımları yüzde 15 düşürecek. Rapora göre salgın sebebiyle tetiklenen ekonomik krizden en çok, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bağımlı (gelişmekte olan) ülkeler etkilenecek.

Dünyanın en büyük ilk 100 çok uluslu tekelinin 69’u, salgının işleri üzerindeki etkisi hakkında bir açıklama yaptı. Bu şirketlerin 41’i kar ve artan risk uyarılarında bulundu, 10’u daha düşük satışlar öngördüğünü, 12’si üretim veya tedarik zinciri aksamaları üzerinde olumsuz etkiler beklediğini ve 19’u her ikisinden de etkilenmeyi beklediğini bildirdi. En büyük 5 bin çok uluslu tekel firma, Covid-19 nedeniyle 2020 kazanç tahminlerinde ortalama yüzde 9’luk düşüş revizyonu öngörüyor. En büyük darbeyi yüzde 44’lük düşüşle otomotiv endüstrisi, yüzde 42’lik düşüşle havayolları ve yüzde 13’lük düşüşle enerji ve temel malzeme endüstrileri alacak.

ABD’nin en büyük ikinci bankası olan Bank of America yatırımcılarına yaptığı uyarıda, Koronavirüs salgını nedeniyle ekonomide resesyonun (ekonomik daralma) artık önlenemeyeceğini, bunun etkilerinin de görülmeye başladığını duyurdu.
Bank of America ekonomisti Michelle Meyer, yayınladığı notta, “Resmi olarak ekonominin durgunluğa girdiğini ilan ediyoruz, dünyanın geri kalanına katılıyoruz ve bu derin bir düşüş. Bu süreçte birçok kişi işini, servetini kaybedecek ve ciddi güven kaybı olacak” ifadelerini kullandı. Bank of Amerika öngörülerine göre ABD ekonomisi 2’nci çeyrekte yüzde 12 küçülecek, tüm yıl için de Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) yüzde 0,8 daralacak.

Haberin PDF'ini indirmek için tıklayınız.
Haberin linki için tıklayınız.