Ekonomik Alternatif Tatil: Kamp

15.10.2019

Türkiye, doğası ve tarihi mekânlarıyla, yerli ve yabancı turistlere benzersiz birçok tatil seçeneği sunuyor. Ekonomik olması nedeniyle, “Kamp tatili” de son yıllarda her kesimden ailenin ilgisini çeken alternatif bir tatil olmaya başladı

Büşra Taşkıran / Eskişehir- Günümüzde tatil artık lüks olmaktan çıkıp ihtiyaç halini alarak kişinin sağlık, düşünce yapısı ve stresini alıyor. Yoğun çalışma hayatından ve stresten uzaklaşmak için akla ilk tatil yapmak geliyor. Doğada vakit geçirmek insanı daha canlı, daha enerjik ve mutlu kılıyor. Türkiye de, doğası ve tarihi mekânlarıyla yerli ve yabancı turistlere benzersiz birçok tatil seçeneği sunuyor. Deniz-yayla, yaz-kış tatili, sakin-kalabalık tatil yapmak her zaman Türkiye’de mümkün… “Kamp tatili” ise, özellikle ekonomik olması nedeniyle her kesimden ailenin ilgisini çeken alternatif tatiller arasında yer alıyor. Uzunca bir süredir Türkiye’de sadece öğrenciler tarafından tercih edilen çadır veya bungalov konaklamalı tatil seçeneği de artık doğa tutkunu herkesin gözdesi.
Doğa içinde doğal yaşamı bozmayan bir hayat sunan kamplar ve bungalov evler, Türkiye’nin her yerinde bir alternatif oluşturuyor. Örneğin Antalya Adrasan, Çıralı, Olimpos veya Muğla Fethiye’de bulunan Kabak Koyu ve İstanbul’un yanı başında Ağva…
“Bir kez tecrübe eden vazgeçemez”
Ağva’da işletme sahibi Mustafa Dursun Kılıç ile, son dönemde popüler hale gelen “alternatif turizm” hakkında konuştuk. 11 yıldır kamp alanı işlettiğini anlatan Kılıç, kamp tatilini tecrübe eden kişilerin bundan vazgeçmesinin zor olduğuna işaret edip “Kendini bilen birisi, beton yığınından çıkıp tatil için yeniden beton yığınına girmez” ifadesini kullanıyor.
Kamp işletmelerinin tatilcilere doğanın içinde temiz yatak, çadır, banyo ve mutfak gibi olanaklar sunup tatillerini konforlu bir şekilde geçirmelerini sağladığını ifade eden Kılıç, doğa tatilinin ekonomik olarak herşey dahil tatil konseptlerine nazaran çok daha uygun olduğuna dikkat çekiyor.



“Aslında yapay ortamdan kaçıyoruz”
Binaların arasında yaşayan bir öğretmen olduğunu belirterek sözlerine başlayan Arzu Erbaş, “Apartmanda oturuyor, işe arabayla gidip geliyoruz. Çocuklarımla hiç baş başa kalamıyorum. O yüzden kamp ortamını çocuklarımla birlikte kalmak ve kendi doğama dönmek için tercih ediyorum” diyor.
İstanbul Ağva’daki kamp alanlarını yaklaşık 5 yıldır tercih ettiğini söyleyen Erbaş, “Ankara’da oturuyorum. Tatil için otele gitmiyorum çünkü her şey çok yapay geliyor. Burada çevrende hayvanlar dolaşıyor. Çocuklar onları besliyor. Bunun insana iyi gelen bir yönü var’’ diye konuşuyor.
Kamp alanlarını tercih etmesi nedeniyle çocuklarıyla artık daha sağlıklı ilişki kurabildiği ortamlar yakaladığını anlatan Erbaş, “İnternet ve telefon çekmediği için çocuklarla oturup konuşabiliyoruz. Buraya gelince mecburen telefonlarını kullanamıyorlar. Biz de çok rahat onlarla vakit geçirebiliyoruz’’ sözleriyle memnuniyetini dile getiriyor.
Otel tatillerinin doğa tatili gibi insanların birbiriyle etkileşime girdiği ortamları sağlamadığını iddia eden Erbaş, “Kızım gitar çalıyor. Akşam ateş yakıyoruz. Diğer çadır kampı yapan aileler geliyor. Ve hep birlikte şarkı söylüyoruz. Arkadaşlıklar kuruyoruz ve dostluklar pekişiyor” diyerek çadır kampının avantajlarını sıralıyor.



Kamp ortamları aı̇leler ı̇çı̇n uygun
Tekirdağ’da Veterinerlik Fakültesi öğrencisi olan Kübra Levent de ailesiyle yaz tatilini çadır kamp alanında değerlendirenlerden. Bu tatil konseptinin ekonomik durumlarına daha uygun olduğunu belirten Levent, “Geceleri serin ve soğuk oluyor. O yüzden mutlaka uyku tulumu ve kalın kıyafet yanlarına almalılar” uyarısında bulunuyor.
Gece dalga seslerini duyarak uyumanın insana iyi geldiğini söyleyen Levent, “Doğayı görüyorum, dokunuyorum, işitiyorum bu farklı bir şey. Burada yaşayarak öğreniyorum. Doğaya karışmak, toprağa basmak, yürümek, ateş yakmak için çabalamak her gün uğraştığımız şeyler değil bunları da deneyimliyoruz” diyor.
Üç yıldır her yaz, kamp yapmayı tercih eden Yıldız ailesi de yanlarındaki 5 yaşındaki kızlarıyla kamp alanı sakinlerinden. Ağva’da hafta sonu kamp yapmaya gelen aile daha önce de Karadeniz ve Ege kıyılarında kamp yapmış. Ali Yıldız kamp ortamını şöyle betimliyor:
“Kampta her şeyi kendin yapıyorsun. Daha aktifsin. Börtü böcekle iç içesin. Ama sevmeyen yapamaz bunu. Denize sıfır villa gibi aslında, bugün çadırımızın üstünde zeytin ağacı var sanırım unutulmaz bunlar.”
Yıldız, kamp tatiline ilk defa çıkanlar için şu önerilerde bulunuyor:
“Kampçılar, enerji kaynaklarından yararlanmak için uzun kablolar edinmeliler. Powerbank, iyi bir ışık, bıçak, ateş yakmak için birkaç malzeme… Mesela gaz yağı, çakmak gibi. Sağlık kiti mutlaka olmalı. Hava sıcaklığına güvenip sakın uyku tulumu almamazlık yapmasınlar. Yanlarında kalın kıyafet bulundursunlar.”
Gün batımını izlemek, ormanda bir patikada koşmak ya da dağlara ve denize nazır bir tatil isteyenler için bu alternatif tatil şekli, gün geçtikçe daha popüler hale gelecek gibi. Sadeliğin, doğallığın ve makyajsızlığın ne kadar büyük bir lüks olduğu, bu ekonomik tatil şekli ile keşfedilebilir!

Haberin PDF'ini indirmek için tıklayınız.

Haberin linki için tıklayınız.